GALATAPERA KÜLTÜR & SANAT DERNEGIgpGalapera Sanat (Beyoglu'nda Bir Yer)

Edebiyat ve Öneriler

Sevgili Nemika Tuğcu, Hale Kaplan Öz ile yaptığı söyleşide amcası Kemalettin Tuğcu’yu anlatmıştı: "Benim hafızamda amcam suratsız biri olarak yer etmedi. Bizimle birlikte yemeklere fasıllara katılırdı. Aslında onu mutlu eden yazmaktı. Para kazanmak ya da edebiyat yapmak için de değil, çocukluğunu yaşamadığı için yazdığını söylerdi. Başarı ve yardım duyguları çok yoğundu kitaplarında demek ki bunları yapmak istiyordu. Kitabı yazmaya başladığında yeni bir dünya kuruyordu kendine daha sonra bu yıkılıyor sonra tekrar yeni bir dünya kuruyordu. Ben bunun bir çeşit terapi olduğunu düşünüyorum. Her kuşağın kendiyle ve içinde bulunduğu dünya ile çelişkileri vardır. Hepimiz bu çelişkileri yaşıyoruz. Onun da bir takım çelişkileri vardı. Bunları bu şekilde aştığını düşünüyorum."

 

Söyleşinin devamındaki değerlendirmesinde, “Kemalettin Tuğcu bugünün çocuğuna bir şey veremez”  diyerek, günümüz çocuklarının dünyasında amcasının yapıtlarının yeri olamayacağını vurgulamıştı.

 

Bu konuda çelişik duygularım vardı. O üzücü öykülerin, beni güne hazırlanırken, ’yırtıcı bir mücadele insanı’ olmaktan alıkoyduğunu düşünerek, zaman zaman, değerli yazar Kemalettin Tuğcu’ya sitem etmiştim. En çok da haksızlıklara uğradığımda. Ancak kendisine minnet duyduğum anlar da oldukça sıktı; farkındalığımın oluşmasındaki büyük payı yüzünden. Tam da bu nedenle Nemika Tuğcu’nun yorumu içimi acıtmıştı.  Onsuz bir dünyanın beni hazırlayacağı kişiliğin nasıl olabileceğine dair bir aydınlanma yaşattığı için. O gün bu gündür çelişkim kalmadı.

 

Nemika Tuğcu’nun söyledikleri şunlardı; "Son dönemde baskın kültürün egemenliğinin uzantısı olan yayınlara talep var. Kemalettin Tuğcu kitabı bugünün çocuklarına birşey vermez. Dünya çok hızlı değişiyor. Bugünkü çocuklar çok farklı büyüyor. Ellerinde cep telefonları var, internetle içiçeler. Oynadıkları oyunlar da şiddet içerikli. Kemalettin Tuğcu'nun kitaplarında geçen acıma duygusu, iyilikseverlik ve yardımlaşma gibi duyguları o kadar yabancı ki bugünün çocuklarına.. Zamane çocukları çok sevgisiz büyüyor."

 

Sırça Köşkün Masalcısı ve Elişi Fotoğraflar, okunmaya değer, belki de ihmal ettiğimiz kitaplar. Bu yaz için değer katan öneriler olacaklar inancındayım.

 

Zafer Doruk’tan SOYKA, Hürriyet Yaşar’dan değerli bir öykü seçkisi Bir Tersine Yürüyüş: 12 Eylül Öyküleri, Nihal Yeğinobalı’dan Sitem önermeden geçemeyeceğim diğer kitaplar.

 

Reyhan Yıldırım

 

Nemika Tuğcu:

 

1946’da Kayseri’de doğdu. Kemalettin Tuğcu’nun yeğeni. Kayseri Kız Ortaokulu’nu, Kandilli Kız Lisesi’ni bitirdi (1965). Paşabahçe Şişe Cam Sanayii’nde çalışarak emekli oldu. Sanat Olayı dergisinde çalıştı. Milliyet’in kültür ve sanat sayfasını hazırlayan ekibe katıldı. Reklam şirketlerinde, ajanslarda, TRT’de metin yazarlığı, sektör dergilerinde editör, Hürriyet, Doğan ve Can yayınlarında redöktör olarak çalıştı. Edebiyat hayatına, 1987’de Varlık’ta yayımlanan “Kondüktör” adlı öyküsüyle başladı. Öykü ve yazıları Milliyet Sanat, İstanbul, Gösteri, İnsancıl, Üçüncü Öyküler, E, Bahçe, Hece Öykü ve İmge Öyküler dergilerinde yer aldı. Elişi Fotoğraflar adlı öykü kitabının dışında “Sırça Köşkün Masalcısı - Kemalettin Tuğcu’nun Yaşamöyküsü” (2004) adlı bir biyografi kitabı bulunuyor.

Jale Sancak ve Reyhan Yıldırım’dan Ayın

kitapları ve yazarları önerisi                     

Copyright 2007,  Galatapera Sanat ve Kültür Derneği

Text Box: “(…) Nesime, memlekete yazdığı mektuplarda hep “İyiyiz” dedi. “Rahatımız yerinde. Bu yıl Diyar’ın işleri çok, önümüzdeki yaz geleceğiz. ” Diyar’ın iflas ettiğini, dükkânın kapandığını söylemedi. İçki içtiğini de söylemedi. Beş yıldır yanına yanaşmadığını da. (…)”
 
- Kapıyı Çalan Kimdir?- 
- Nemika Tuğcu-

Fotoğraf: yenisafak.com.tr